Post dergi gibi ilkeli yayınların özlemini derinden hissediyoruz. Post Dergi’yi şu (link) yazılarıyla tanıdım. Türkiye’nin tüm aklı başında insanlarını bir araya toplama imkanım olsa​, elime mikrofonu alır onlara bu yazıyı okurdum. Yazıya ilave ​etmek isteyeceğim hiç bir şey yok. Ama altını çizmek istediğim bir ​paragraf var. Yıllardır gördüğüm ama bir türlü ifade edemediğim bir yanlışı dile getirmiş. Ahmet Ergenç’in yazısından altını ​​ç​izmek istediğim paragraf şu; “Bir şahıs miti yaratmaya çalışan, devlet mekanizmasındaki ‘bürokrasiyi’ de kaldırarak neredeyse ‘şahsi’ bir tek adam sistemi yaratmaya çalışan birinin ‘şahsına’ yönelik her tür eleştiri, espri, ironik yorum vesaire de o şahıs mitini besler. Bürokrasi yerine kendi duygusal ve akli iniş çıkışlarını koymak isteyen ‘otoriter’ bir siyasi odağın zaten istediği şey, bir yönetim mekanizması gibi anonim kalmaktansa, şahsen ciddiye alınmak, şahsen ‘varsayılmaktadır.’”
Oku…

Okumaya devam et

Incognito – Beynin Gizli Hayatı

Kitapçıda, raflar arasında dolaşırken bu kitabı görseniz büyük ihtimal, kötü kapak tasarımı nedeni ile şans vermezsiniz. Dışı basit bir kişisel gelişim kitabı gibi görünüyor ama içi süper. Sinirbilim (neuroscience) uzmanı olan David Eagleman anlatılması çok zor konuları teknik dili çok kullanmadan harika bir akıcılıkla anlatmış. Eğer beyninizi anlamak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.

Kitap Domingo Yayınevi‘nden çıkmış.

Okumaya devam et