Damla Kellecioğlu ve Duygu Güner, Türkiye’den gitmeden yıpratıcı ve yıkıcı siyasi gündemden kurtulmanın bir yolunu bulmuşlar. Artık onlar Bodrum’da ve bahçıvanlık yapıyorlar. Diğer doğaya kaçış hikayelerinden farkı ise bu işi sürdürülebilir bir mesleğe çevirmişler. Önce eğitimini alıp Terre a terre ‘yi kurmuşlar. Şimdi isteyen herkese bostan kuruyorlar. Aşağıda “Sevgili Bodrum” ile yaptıkları röportajda hikayeyi kendilerinden okuyabilirsiniz.
Oku…

Okumaya devam et

Önder Taşyürek, bir Ressam. O resim yapabilmek için kahve yapmaya başladı. Nasıl mı? Bir ressam detaycılığı ile 1 yıl kahve üzerine araştırma yaptı ve 2012 yılında İstanbul Tophane’de Ozo Coffee House adında butik bir kahve dükkanı açtı. Sonra dükkanını devredip, 3 yıldır hayal ettiği gezici kahve dükkanı projesi ile kahveyi, dört tekerlek üzerine taşıdı. 1970 model Volkswagen T2 minibüsü üçüncü dalga kahve dükkanı olarak tasarlayıp, resim, seyahat ve kahve tutkusu ile yollara düştü. Biz de hikayeyi kendisinden dinleyelim istedik.

Oku…

Okumaya devam et

İsminden de anlaşılacağı gibi “Fikir sahibi damaklar” bizi yediklerimiz üzerine düşünmeye ve bilinçlenmeye davet eden bir oluşum. Bu uğurda verdikleri mücadele ise takdire şayan. Mesela lüferi kurtarma kampanyaları çok iyi. Çinekop ve sarı kanat satmayan mekanların camına “Helal olsun” çıkartması yapıştırıyorlar. “Çinekop yediğinizde, henüz üreme fırsatı bulamamış bir canlıyı tüketiyorsunuz.” vurgusu yapıyorlar. Hazırladıkları afişleri sitelerinden indirip bastırabilirsiniz. Sadece balık değil, gıda ile ilgili bir çok konuda mücadele veriyorlar. Oku…

Okumaya devam et

Bir belediye şeffaf olmaktan neden korkar? Mesela milli savunma harcamalarının gizli kalmasını anlayabilirim. Ama belediyelerin gizliliğini anlayamıyorum. Aynı parkı defalarca açtıkları ortaya çıkmasın diye mi? Absürt israflarının ortaya çıkacak olması mı? Rant mı? Neden? Bu gereksiz gizliliğin aklımıza her türlü soruyu getirmesi normal. Amacı halka hizmet etmek olan bir kurum neden şeffaf olmaz ki.

Maalesef bizim hesap sorma geleneğimiz yok. Bu saçma gizliliği kimse sorgulamazken, bir belediye çıkıyor ve şeffaflığını ilan ediyor. Bu süper bir davranış.
Oku…

Okumaya devam et

1960’larda Fransız Mimar Roger Anger tarafından tasarlanmış. Kasabanın sakinleri enerji ihtiyacının büyük bir kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarından kendi ürettikleri elektrikle sağlıyorlar. Ulaşım çoğunlukla bisikletle yapılıyor. Kasabanın tasarımında yaya yolu ve bisiklet çok önemli yer teşkil ediyor. İhtiyaçlarını doğal tarımla karşılıyorlar. Kapılarında kilit yok, klasik müzik dinleyip huzurlu bir şekilde yaşıyorlar.
Oku…

Okumaya devam et